IAB TR | Livestream Sadece Gaming Değil: Yeni Nesil Bir Medya Kanalını Yeniden Tanımlamak
Blog
21 Eylül 2026

Livestream denildiğinde birçok marka ve reklam profesyonelinin zihninde hâlâ ilk olarak gaming ve espor canlanıyor. Bunun tarihsel olarak anlaşılır bir nedeni var. Twitch gibi platformların büyümesi uzun yıllar oyun yayınlarıyla birlikte gerçekleşti ve “streamer” kavramı da büyük ölçüde oyun oynayan creator’larla özdeşleşti.

Ancak bugün livestream ekosistemine baktığımızda bu tanım giderek yetersiz kalıyor.

Canlı yayın artık yalnızca insanların oyun oynadığı bir içerik formatı değil. Sohbet, lifestyle, günlük hayat, seyahat, spor, müzik, entertainment ve IRL içerikleri livestream tüketiminin giderek daha görünür bir bölümünü oluşturuyor.

Stream Hatchet verilerine göre 2025 yılında livestream izleyiciliği 36,4 milyar saate ulaştı. Aynı dönemde oyun dışı içerikler de büyümeye devam etti; Twitch’te Just Chatting yıllık %25, IRL içerikleri ise %19 büyüdü ve non-gaming içerikler platform izlenmesinin %22’sini oluşturdu.

2026’nın ikinci çeyreğinde tablo daha da belirginleşti. Streamlabs ve Stream Hatchet verilerine göre Just Chatting, Twitch’te 670,5 milyon saat izlenerek platformun en büyük kategorisi olmaya devam etti. Aynı dönemde non-gaming içerikler Twitch ve Kick dahil olmak üzere birçok platformda izlenmenin en güçlü alanları arasında yer aldı.

Bu değişim aslında livestream’in geçirdiği daha büyük dönüşümün bir göstergesi.

Streamer artık yalnızca gamer değil

Dünyanın en büyük livestream creator’larına baktığımızda içerik yapılarının da bu dönüşümü doğruladığını görüyoruz.

Kai Cenat ve IShowSpeed gibi isimler gaming içerikleriyle büyümüş olsalar da bugün sohbet, seyahat, spor, challenge, günlük hayat, celebrity konuklar ve farklı entertainment formatlarıyla milyonlarca izleyiciyi canlı yayınlarda bir araya getiriyor.

Dolayısıyla “streamer” kavramını yalnızca “oyun yayıncısı” olarak tanımlamak giderek zorlaşıyor.

Belki de bugün daha doğru tanım şu olabilir:

Streamer, canlı formatta entertainment ve community üreten creator’dır.

Bu değişim markalar açısından da önemli.

Bir marka livestream’e yalnızca gaming hedef kitlesine ulaşmak için bakıyorsa, ekosistemin önemli bir bölümünü gözden kaçırıyor olabilir.

Beauty’den FMCG’ye, otomotivden finansa, teknolojiden perakendeye ve seyahate kadar çok farklı kategoriler için livestream toplulukları yeni temas noktaları yaratıyor.

Türkiye’de de benzer bir tablo görüyoruz

Global verilerde görülen gaming dışı livestream büyümesinin benzer bir yansımasını Türkiye’de de gözlemliyoruz.

Adsquad’ın Türkiye’de yürüttüğü kampanya ve yayın envanterine baktığımızda, Just Chatting yaklaşık 4 milyon reklam izlenmesiyle en yüksek hacme ulaşan içerik kategorisi konumunda.

Aynı kategoride toplam izleyici maruziyet süresi 25 bin saatin üzerine çıkarken, 12 binden fazla reklam tıklaması gerçekleşti.

Gaming tarafında League of Legends, EA Sports FC 26, GTA V ve Valorant gibi güçlü kategoriler yüksek izlenme üretmeye devam ediyor. Ancak Just Chatting’in bu kategorilerin önünde yer alması, livestream’i yalnızca oyun üzerinden değerlendiren yaklaşımın Türkiye tarafında da sorgulanması gerektiğini gösteriyor.

Benzer şekilde IRL içerikleri de Adsquad envanterinde yüz binlerce reklam izlenmesine ulaşmış durumda.

Burada önemli bir metodoloji notu var: Bu veriler Türkiye livestream pazarının tamamını temsil eden bağımsız bir pazar araştırması değil; Adsquad üzerinden yürütülen kampanya ve yayın envanterinden elde edilen first-party verilerdir.

Buna rağmen global trendlerle aynı yönde güçlü bir sinyal veriyor:

Livestream izleyicisi yalnızca oyun izlemiyor. Sohbet ediyor, günlük hayatı takip ediyor, eğlence içerikleri tüketiyor ve creator’larla canlı topluluklar içerisinde zaman geçiriyor.

Bu durum markaların hedef kitle yaklaşımını da değiştiriyor.

Bir markanın livestream’e bakarken ilk sorusu:

“Gaming kitlesine nasıl ulaşabilirim?”

olmamalı.

Daha doğru soru şu olabilir:

“Markamın ilgili olduğu canlı topluluklar nerede ve hangi içerikleri tüketiyor?”

Influencer marketing mi, medya kanalı mı?

Livestream’in önündeki bir diğer önemli tartışma ise bu alanın medya planlarında nerede konumlandırılacağı.

Creator işbirlikleri uzun yıllardır influencer marketing kapsamında değerlendiriliyor. Bir creator seçiliyor, içerik üretiliyor ve kampanya creator’ın kendi kitlesi üzerinden ilerliyor.

Livestream ise bunun yanında farklı özellikler taşıyor.

Bir canlı yayında izleyici yalnızca içeriği izlemiyor. Creator ile aynı anda orada bulunuyor, chat üzerinden iletişim kuruyor, diğer izleyicilerle etkileşime giriyor ve içeriğin gelişimine gerçek zamanlı olarak dahil olabiliyor.

Bu yapı markalar için de farklı reklam olanakları yaratıyor.

Bir reklam yayın akışını kesmeden ekrana gelebiliyor. Creator kampanya mesajını canlı olarak destekleyebiliyor. İzleyici aynı anda bir bağlantıya veya QR koduna yönlendirilebiliyor. Reklam, gerçek bir spor karşılaşmasındaki gol veya oyun içerisindeki bir aksiyon gibi olaylarla eş zamanlı olarak tetiklenebiliyor.

Ancak livestream reklam ekonomisi yalnızca bu tür creator destekli veya yayını kesmeyen formatlardan oluşmuyor.

YouTube Live, Twitch ve Kick gibi platformların kendi reklam modelleri de bu ekonominin önemli bir parçası. YouTube Live’da pre-roll ve mid-roll reklamlar kullanılabiliyor; YouTube ayrıca bazı uygun yayınlarda livestream’in yanında gösterilen daha az kesintili side-by-side mid-roll formatları da sunuyor.

Twitch tarafında ise pre-roll ve mid-roll video reklamların yanında Stream Display Ads bulunuyor. Twitch, Stream Display Ads’i video reklamlara kıyasla daha az kesintili bir format olarak tanımlıyor.

Kick de 2026 itibarıyla platform genelinde reklam gösterimini devreye aldı. Reklam araları yayın sırasında çalışıyor, creator’lar yaklaşan reklamı belirli ölçüde erteleyebiliyor ancak reklamlar şu anda izleyici tarafından atlanamıyor.

Dolayısıyla livestream advertising’i tek bir reklam formatıyla tanımlamak giderek zorlaşıyor.

Bugün bu ekonomi kabaca üç farklı katmanı bir araya getiriyor:

  • platformların kendi video ve display reklam ürünleri,
  • creator-led marka iş birlikleri ve sponsorlu içerikler,
  • yayını kesmeden çalışan, contextual veya event-triggered yeni nesil reklam teknolojileri.

Bu çeşitlilik, livestream’in yalnızca influencer marketing’in bir uzantısı olmaktan çıkıp kendi reklam ürünlerini ve satın alma modellerini geliştiren daha geniş bir medya ekosistemine dönüştüğünü gösteriyor.

IAB’nin Creator Economy araştırması da creator advertising’in artık yalnızca sosyal medya içerisindeki bir taktik olarak değil, bağımsız bir medya kanalı olarak ele alınmaya başladığını ortaya koyuyor. ABD’de creator advertising yatırımlarının 2026 yılında yaklaşık 44 milyar dolara ulaşması bekleniyor. IAB ayrıca measurement, standards ve operasyonel araçları sektörün gelişim alanları arasında gösteriyor.

Bu noktada livestream için de benzer bir soru sormak mümkün:

Creator advertising ayrı bir medya kanalı haline geliyorsa, livestream de creator economy içerisinde kendi medya dinamikleriyle ayrıca ele alınmalı mı?

Livestream’in farkı: aynı anda gerçekleşen creator, community ve context

Livestream’in değerini yalnızca erişim büyüklüğüyle açıklamak yeterli değil.

Asıl fark “live” olmasında.

Canlı yayınlarda creator, içerik ve topluluk aynı anda bir araya geliyor.

İzleyici bir içeriği sonradan tüketmiyor; o anda yaşanan deneyimin bir parçası oluyor. Creator’ın verdiği reaksiyon, chat’in tepkisi, yayındaki gelişmeler ve topluluğun ruh hali aynı anda şekilleniyor.

Bu nedenle livestream reklamcılığında en önemli soru “kaç kişiye ulaştık?” sorusu değil.

Reklam hangi creator’da yayınlandı?

Hangi içerik sırasında gösterildi?

İzleyici reklama ne kadar süre maruz kaldı?

Creator kampanya mesajını nasıl destekledi?

İzleyiciler nasıl tepki verdi?

Hangi içerik kategorileri daha yüksek performans üretti?

Reklam doğru anda mı gösterildi?

Bu sorular livestream’i tekil creator aktivasyonlarının ötesine taşıyıp medya planlamasına yaklaştırıyor.

Ölçeklenebilmesi için altyapı gerekiyor

Livestream’in bağımsız bir medya kanalı olarak değerlendirilmesi yalnızca creator sayısının artmasıyla mümkün değil.

Bir medya kanalının ölçeklenebilmesi için envanterin planlanabilir, güvenli ve ölçülebilir olması gerekiyor.

Bunun için creator ve içerik envanterinin doğru sınıflandırılması, brand safety standartları, kampanya teslimatının kontrol edilebilir olması, reklam gösterimlerinin ölçümlenmesi ve farklı creator’lar ile kategoriler arasında karşılaştırılabilir veriler üretilmesi gerekiyor.

Aynı zamanda reklam formatının da livestream’in kendine özgü tüketim biçimini dikkate alması önemli.

Platform içi pre-roll ve mid-roll modelleri livestream ekonomisinin doğal bir parçası olmaya devam ederken, sektörün bir diğer gelişim alanı da izleyiciyi yayından koparmadan marka görünürlüğü sağlayabilmek.

Çünkü canlı içeriğin temel değeri, o anda gerçekleşiyor olması.

Bir izleyicinin kritik bir anı reklam nedeniyle kaçırmasıyla, aynı reklamın içeriği bölmeden görünmesi arasında kullanıcı deneyimi açısından önemli bir fark bulunuyor.

Bu nedenle livestream reklamcılığının geleceği muhtemelen tek bir formatın diğerinin yerini almasından değil; farklı kampanya amaçları için farklı reklam modellerinin bir arada kullanılmasından geçecek.

Türkiye için fırsat

Türkiye’de de livestream ekosistemi uzun süre gaming üzerinden tanımlandı.

Oysa creator içerikleri ve izleyici davranışları artık çok daha çeşitli.

Just Chatting, IRL, lifestyle, spor ve entertainment içerikleri livestream dünyasının doğal parçaları haline geliyor.

Bunun yanında livestream advertising tarafında da ekosistem çeşitleniyor: platformların kendi reklam ürünleri, creator iş birlikleri ve yeni nesil reklam teknolojileri aynı medya ortamının farklı parçaları olarak gelişiyor.

Bu değişim markalar için önemli bir fırsat yaratıyor.

Livestream’i yalnızca gaming kampanyalarında kullanılabilecek niş bir mecra olarak görmek yerine, farklı hedef kitlelerin canlı topluluklar içerisinde bir araya geldiği ve farklı reklam modelleriyle erişilebildiği yeni bir dijital medya alanı olarak değerlendirmek gerekiyor.

Livestream gaming dışına zaten çıktı.

Acaba markalar bu yeni medya davranışını nasıl planlayacak, doğru reklam modeliyle buluşturacak, güvenli şekilde ölçekleyecek ve ölçecek?

Mert Kavasoğlu

Co-Founder & CEO, Adsquad